Oturum Aç
slider_rejeneratif.png
 


HAKKIMIZDA

Günümüzde hastalıkların teşhis ve tedavisindeki gelişmeler baş döndürücü bir hızla devam etmektedir. Bu gelişmelerin en önemlilerinden biri olarak rejeneratif tıbbın gelişmesi, önceden tedavi edilemeyen yaralanma veya hastalıkların tedavisinde oyun değiştirici olarak yerini almıştır. Rejeneratif (yenileyici) tıp, hastalık, yaşlanma, doğuştan bozukluk veya travmaya bağlı hasar nedeniyle işlevini yitiren hücre, doku veya organların normal fonksiyonunu yeniden sağlamak için onarım, yerine koyma veya yenilenmesi işlemidir. Rejeneratif tıp uygulamaları ile hasarlanan hücre, doku veya organların yapı ve fonksiyonlarını yeniden kazanmasını sağlar. Rejeneratif (yenileyici) tıp, kalp damar hastalıkları, santral sinir sistemi, onkoloji, diyabet, cilt ve ortopedik rahatsızlıklar gibi çok sayıda kronik dejeneratif bozuklukların tedavisinde uygulama alanı bulmaktadır.

 Rejeneratif tıptan üç alanda fayda sağlanır;

1-rejuvenasyon (gençleştirme): iyileşme için vücudun doğal yeteneklerini arttırmak

2-replasman (değiştirme): hasarlı olanı sağlıklı organ ile değiştirerek yenilemek (organ nakli gibi)

 3-rejenerasyon (yenilenme): Hasta bireyin kendi hücrelerini ya da kök hücrelerini laboratuvar ortamında belirli işlevlerden geçirerek hastaya yeniden vermek suretiyle hastalıklı dokuların yenilenmesi

Hücresel Tedavi, dokular veya organların orijinal yapısını yeniden sağlamak için kendisini yenileyebilme, çoğalma ve farklı hücre tiplerine farklılaşma özelliklerine sahiptir. Tedavi yöntemi olarak hücresel tedavi uygulamasında, hasta bireyden 60-100 cc kadar karın yağ dokusu veya kalça kemik iliği alınarak laboratuvarda özel bir işlemden geçirildikten sonra ayrıştırılan hücresel tedavi hastalıklı bölgeye enjeksiyonu ile rejenerasyon (yenilenme) sağlanması amaçlanır.

 

EKİBİMİZ

Uzm. Dr. Lale YEPREM

Uzm. Dr. Naim ULUSAN

 

 Bezmialem Dragos Hastanesi Rejeneratif Tıp Merkezimizde Hücresel Tedavi Uygulaması İle Tedavi Edilebilen Sağlık Sorunları

• Periferik arter hastalıkları (Burger hastalığı),

• Ayak ülserleri,

 • İyileşmeyen kronik yaralar,

• Kıkırdak dejenerasyonları,

 • Tendon Sorunları,

• Yumuşak doku yara tedavisi Kozmetik amaçlı uygulamalar,

• Cildin gençleştirilmesi ve sıkılaştırılması,

• Dolgu uygulamaları,

• Yüzün kemik ve yumuşak doku travmaları,

 • Yanık, yaralanma ve yara izlerinin tamiri.

 

Hücresel Tedavi

 Hücresel Tedavi Nasıl Uygulanmaktadır?

Günümüzde tedavi amaçlı hücresel tedavi uygulamalarında en yaygın kullanılan kaynaklar kemik iliği, göbek bağı ve göbek yağdokusudur.

Kişinin kalça kemik iliği veya karın yağ dokusundan alınan (otolog) biyopsi örneği kullanılarak elde edilir. Bu biyopsi örneğinden öncelikle ilgili hücreler sertifikalı santrifüj benzeri cihazlarla izole edilir.

 

REJENERATİF TIP VE HÜCRESEL TEDAVİ UYGULAMALARI NELERDİR?

Dermatolojide hücresel tedavi Uygulamaları;

Cilt yenileme, cilt gençleştirme Ciltte yaşlanmayla birlikte oluşan kırışıklıklar, lekelenmeler gibi problemlerin tedavisinde de cildi yenileme ve gençleştirme amacı ile de hücresel tedavi yöntemleri tercih edilmektedir. Bu amaçla hastanın kulak arkası vb. güne görmeyen alandan 3mm punch biyopsi alınır ve özel bir kültür ortamında hastaya ait daha genç hücreler üretilir. Injeksiyonlar 15 ̇ -30 gün arayla toplam 3-4 seans şeklinde yapılır. Uygulamanın herhangi bir yan etkisi bildirilmemiştir. Endokrinoloji Diyabetik Ayak Yaraları İyileşmeyen diyabetik ayak yaraları bazen parmak veya ayağın kesilmesi ile sonuçlanabilmektedir. Yara tedavisinde, cerrahi bölgeye uygulanan yenileyici hücreler sayesinde diyabetik ayak yarasının tedavisi mümkün olmaktadır. Kalp ve Damar Cerrahisi Toplumda en sık görülen hastalıklar arasında olan kalp ve damar hastalıkları ve buna bağlı gelişen kalp krizi sonrası gelişen kalp yetersizliğinin tedavisinde ise artık hücresel tedavi uygulanıyor. Kişinin kendisinden elde edilen yenileyici hücreler birçok hastalığın yanı sıra kalp ve iskemik damar tıkanıklıklarında da tedavi olanağı sağlamaktadır.

Nöral Terapi

Nöral Terapi Nedir?

Hastalıklarımızın ve geçmeyen ağrılarımızın temelinde yaşamımız boyunca geçirdiğimiz mikrobik hastalıklar, ameliyatlar, kazalar, fiziksel ve psikolojik travmalara bağlı otonom sinir sisteminde oluşan kalıcı olabilen bio-elektriksel hasarlı alanlar bulunmaktadır.

Nöral terapide bedenin network ağı olan otonom sinir sistemindeki bio-elektriksel sorunlu alanların (bozucu alanların) cildine lokal anestezik enjeksiyonu yapılır. Bu enjeksiyon ile olumsuz uyaranlar nötralize edilerek iletişimdeki bozukluk düzeltilmekte ve vücudun kendi kendini iyileştirme, denge sağlama sistemi aktive edilmektedir.

Nöral Terapinin Etkili Olduğu Hastalıklar Nelerdir?

Nöral terapi hemen her hastalıkta kullanılabilen bir tedavi metodudur.Özellikle klasik tıbbın yetersiz kaldığı uzun süreli, geçmeyen ağrılarda çok etkin bir yöntemdir.

Migren, gerilim tipi baş ağrısı, küme tipi baş ağrısı, trigeminal nevralji, fibromiyalji (yumuşak doku romatizması), bel-boyun-sırt ağrısı ve fıtıkları, omurga kireçlenmeleri, tüm nevraljilerde ( zona ağrısı, nöropatik ağrı, sinir travmaları), yüz felci (periferik fasiyal paralizi), karpal tunel sendromu (el bileği sinir sıkışması), ulnar oluk sendromu, diz, omuz ağrısı, tendinit, spor yaralanmalarında nöral terapi uygulanabilir.

Nöral Terapi Kimlere Uygulanabilir?

Nöral terapi çocuk ve yaşlılar dahil olmak üzere her yaşta hastaya uygulanabilir. Ayrıca hamile ve emziren annelerde uygulanmasında sakınca bulunmamaktadır. Tansiyon ve şeker hastalığı gibi hastalıkları bulunan hastalara; ilaçlarını kesmeleri veya ilaçlarının dozunu değiştirmeleri gerekmeden nöral terapi uygulanabilir. Sadece kortizon kullanan hastalarda vücut tümden baskılandığı için tedavinin etkinliği azalabilir. Anti-koagülan (kan sulandırıcı) ilaç kullananlarda dikkatli davranılmalıdır.

Nöral Terapinin Uygulanmaması Gereken Durumlar Nelerdir?

Kullanılan lokal anestezik ilaçlara karşı önceden bilinen alerjisi olan hastalara ve Multiple Sklerozun akut evresi, Myastenia Graves olan hastalarda nöral terapi uygulamaktan kaçınılmalıdır.

Nöral Terapi Nasıl Uygulanır?

Nöral terapi hastalığın kaynaklandığı bozucu alana ait cilt bölgesine uygulanan bir enjeksiyon tedavisidir. Tedavi süresi ve uygulama sıklığı hastalığa ve kişiye göre değişir. Nöral terapi seanslarında ilgili bölge cildine küçük iğnelerle kısa etkili lokal anestezikler (procain ve lidokain gibi) yapılır. Bu enjeksiyonlarda amaç lokal anesteziğin anestezik etkisinden değil bio-elektriksel etkisinden faydalanıp otonom sinir sisteminde olumlu uyarı oluşturmaktır. Bu uyarı sinir ağında yayılır ve eskiden kalmış sinir hasarları bio- elektriksel olarak düzeltilir.

Nöral Terapinin Yan Etkisi Var Mıdır?

Nöral terapinin yan etkileri oldukça nadir olup, hastalar işlem sonrası günlük yaşantısına dönebilir. En sık görülen yan etki; enjeksiyon yerinde morluk, geçici ağrı ve uyuşukluktur. Çok nadir  olarak lokal anestetiğe bağlı alerjik reaksiyon gelişebilir.

Ozon Tedavisi

Ozon Tedavisi nedir?

Ozon (O3) üç oksijen atomundan oluşan renksiz, keskin kokulu doğal bir gazdır. Yer yüzeyi yakınlarında toksik ve kirletici olan ozon, stratosfer tabakasında zararlı ultraviyole ışınları süzücü rolüyle hayati önem taşır. Keşfinden sonraki ilk yıllarda dezenfeksiyon amacıyla kullanılırken yıllar içerisinde yapılan çalışmalar medikal kullanımını gündeme getirmiştir.

Ozon tedavisi, belirli bir miktarda ozon/oksijen karışımının vücut boşluklarına ya da dolaşım sistemine uygulanması olarak özetlenebilir. Ozon/oksijen gaz karışımı intravenöz, intramuskuler, intraartiküler, intraplevral, intrarektal ve intradiskal uygulanabildiği gibi topikal de uygulanabilir.

Günümüzde yaşam süresinin kaliteli bir şekilde uzaması ve bireyin sağlıklı yaşlanmasını destekleyen tedavi sistemlerinden biriside ozon tedavisidir.

Ozon tedavisi, etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır ve halk dilinde kan yıkama olarak bilinmektedir. Ozon tedavisi farklı yöntemler ile hastaya ve hastalığa göre uyarlanabildiği için sürekli gelişen bir tedavi yöntemidir.

Ozon terapi uygulaması alyuvarların, doku düzeylerinde oksijen salgılamasını arttırır, kılcal damarlarının açılmasını ve dolaşımın hızlanmasını, virüs, bakteri ve mantarların vücutta ürememesini sağlamaktadır.

Ozon tedavisi uygulama yöntemleri nelerdir?

Major Otohemoterapi: Hastadan alınan 50 – 100 CC kanın özel laboratuvarlarda ozon gazı ile birlieştirilip yeniden hasta bireye nakil işlemidir.

Minor OtoHemoterapi: Özel cihaz eşliğinde 3 – 6 cm3 miktarın ozon gazı, hasta bireyin eklem içi, adele ve deri altına enjekte edilebilmektedir.

Kese İçerisinde Ozon Tedavisi: Tek kullanımlık olan ozon kesesinin, bacak yaralarında uygulanma işlemidir. Diğer yöntemler ile birlikte kolaj oluşturulup hastaya uygulanabilmektedir.

 Ozonlu Su ile Tedavisi: Hasta bireye, hastalıklı bölgeye özel olarak hazırlanan tedavi yöntemidir.

Lavaj Uygulamaları: Bağırsaklarda oluşan iltihapların temizlenmesinde uygulanan bir yöntemdir. Ayrıca kronik sistit ve mesane rahatsızlıklarında da tercih edilen bir yöntemdir.

Ozon Tedavisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Damar dolaşım bozukluklarının tedavisi ve damar hastalıklarını önlenmesinde kullanılır,

Reynaud Fenomeni (ellerde dolaşım bozukluğu)

Burger Hastalığı (ayaklarda dolaşım bozukluğu)

Diabet (Şeker hastalığı):Pankreas hücrelerinin yenilenmesi ile doğal insülin salınımını arttırıyor hastanın ilaç ihtiyacını azaltıyor

Şeker hatalığına bağlı yaralarda

İnsülin direncine bağlı kilo artışında

İlaç ihtiyacını azaltılmasında kullanılır

Metabolik Sendrom, Aterosklerotik hastalıklar ve tip 2 diyabetin en önemli ve en sık görülen nedenleri arasında yer alır. Metabolik Sendromun en yaygın kabul gören tanımlama kriterleri şunlardır:

Abdominal obezite: bel çevresi erkeklerde >94 (veya >102) cm, kadınlarda >80 (veya >88) cm,

Trigliserid yüksekliği (≥150 mg/dl),

HDL kolesterol düşüklüğü (erkeklerde<40 mg/dl, kadınlarda <50 mg/dl),

Kan şekeri yüksekliği (açlık plazma glukozu ≥100 mg/dl),

Kan basıncı yüksekliği (≥135/80 mmHg)

Bu kriterlerden herhangi üçünün bir kişide bulunması metabolik sendrom olarak kabul edilir.5 Uluslararası Diyabet Federasyonunun tanımlamasında bu üç kriterden birinin mutlaka abdominal obezite (karın bölgesinde yağlanma) olması şartı vardır

Kolit 'in akut kanamalı ve kronik evrelerinde hastalığın kontrolünde ve atakların sayı ve şiddetinde azalmaya yardımcı ilaç ihtiyacını azaltmada destek tedavi olarak kullanılır.

Romatizmal hastalıklar

Hastaların ilaç ihtiyacını azaltmada ve ağrılarının kontrolüne yardımcı ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak deformasyonları önlemek

Kireçlenme diz, omuz gibi eklemlerde lokal uygulama

Topuk dikeni

Tenisçi dirseği

Fibromiyalji (kulunç)

Kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji ve stres (Yönetici Hastalığı)

Uyuyorsunuz ve uykunuz yetmiyor mu?

Sabah yorgun mu kalkıyorsunuz?

Kas ağrılarında

Hipotiroidiye bağlı metabolizma yavaşlamasında

Uyku bozuklukları

Ani işitme kaybı ve kulak çınlaması/baş dönmesi

Kanserde kemoterapi ve radyoterapiye destek tedavi

KOAH (Kronik bronşit) ve Astım ve alerjiler

Gözde sarı nokta hastalığı

Ameliyat öncesi ameliyata ve sonrasında hızla iyileşmeyi sağlamak

Yanıklar

İş kazaları sonrası oluşan yaraların tedavisinde

Bel fıtığı tedavisi

Virüslerden kaynaklanan hastalıklar

Hepatitler Hepatit B ve C de hastanın karaciğer fonksiyonlarını korumak kanser ve sirozdan korunmak adına

Zona

Herpes virüs (genital)

HİV

Vajinal bakteriyel ve mantar enfeksiyonlarında ozon tedavisi kullanılmaktadır.

Romatizmal Hastalıklarda Ozon Kullanımı

Ağrılı temporo mandibuler eklem (çene eklemi), ozon enjeksiyonlarına genelde çok iyi cevap verir bu ağrılar genellikle romatoid artrit ile ilgili olup sıklıkla enflamatuar artropatilerdir.semptom olarak çiğneme sırasında ağrı, esnerken ağrı, şişme ve lokal hassasiyet şeklinde olabilir.

Temporomandibuler (çene eklemi) eklemde şişlik başka nedenlerle de ağrılı olabilir ayırıcı tanıyı iyi yapmak gerekir.

Sternomanubrial eklemde ağrı olabilir bu eklem gözle görülür şeklide şişmiş ve ağrılı veya şişmeden de ağrılı olabilir. Hastalar genelde bu ağrı ve göğüsteki yayılımı nedeniyle kalp krizi geçirdiklerini düşünürler.

Bu bölgedeki ağrı ankilozan spondilit de görülür ancak romatoid artritde de sık olarak karşımıza çıkar. Bu ağrı kolun ve omuzun hareketleri ile de karşımıza çıkar.

Tietze snd da da ağrılı sternomanubrial eklem mevcuttur. Bu hastalıkta kostokondral eklem ağrılı olup steroid enjeksiyonlarının yanı sıra ozon tedavi ve ozon enjeksyonları da ağrıları kontrol altına alma ve tedavi de etkilidir.

Ozon Terapi uygulamasının sonuçlarına bakıldığı zaman;

      Doku ve hücrelerde oksijen oranı artar.

 ​     Bağışıklık sistemi güçlenir.

      Alyuvarlarda ki elastikiyet artar ve kılcal damarlarda ki oksijen mikterı artar.

      Hızlı bir şekilde büyüyen kanser hücrelerinin çoğalması ve yayılması yavaşlatılır.

      Hücre içinde ki solunum artar.

      Böbreklerde ki süzme fonksiyonu daha güçlü hale gelir.

      Karaciğer hücreleri aktifleşir.

      Vücudun daha güçlü ve zinde olması sağlanır.

PRP

PRP, "Platelet Rich Plasma" platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulamasıdır. Bireyin kendi kanın özel laboratuvarlarda işlenmesinin ardından trombosit ve vücutta ki normal kan değerlerinden daha yüksek düzeyde ürün elde edilmektedir.

Uygulama hangi yollarla yapılmaktadır?

PRP uygulamaları, hekim tarafından hasta bireyden 20 cc civarında kan alınır, özel laboratuvarlarda, steril, pıhtılaşma önleyici kimyasallar içeren kitler, bir ya da iki defa olmak üzere santrifuj yapılmaktadır. Santrifujun ardından bileşenlere ayrılan kanın 5 kat üstünde trombositler elde edilir. Elde edilen trombositlerden uygun miktarda plazma ile beyaz kan ve kırmızı kan hücreleri alınır, homojenize halde ve eşit miktarda hücre olması sağlanır. Elde edilen serum tamamen bireye ait olduğu için, kişiye hiçbir şekilde bulaşıcı hastalık ve alerjik reaksiyon riski taşımamaktadır.

PRP uygulamasının etkisinin kesin bir şekilde görülmesi için 3 hafta aralık ile 3 seans şeklinde yapılmaktadır. Uygulama yapan hekim tarafından 6 – 12 ay süre ile hastanın kontrole gelmesi ve etkinliğin korunması için seans tekrarı yapılmaktadır.

PRP, yaraların iyileşmesini, hücrelerin onarımını sağlamanın yanı sıra kolejen üretimi sağlayarak yeni kılcal damar üretimini arttırır ve cildin canlanmasını sağlamaktadır.

PRP uygulaması aynı zamanda aşil tendon yaralanamalarında başvurulan bir tedavi yöntemidir.

PRP, tedavisi sayesinde aşil tendon tedavi süreci hızlandırılmaktadır. PRP vücudun tedavi noktalarını uyararak tendonun onarım sürecine öncülük yapmaktadır. PRP uygulaması aynı zamanda aşil tendon operasyonlarından sonra ki süreçlerde destek amaçlı tedavi yöntemlerinden biridir.

PRP uygulaması bir tür hücresel tedavi midir?

Hücresel tedavi ile PRP uygulaması birbirinden farklı uygulamalardır.

Çünkü hücresel tedavi uygulaması, belirli bir nedenden hasar görmüş organlara yeni hücrelerin tanıtılmasıdır. PRP uygulaması ise, plateletlerden yararlanılarak hasarlı dokunun uyarılıp onarılma işlemidir.

Mezoterapi

Mezoterapi uygulaması, sadece güzellik için başvurulan bir tedavi yöntemi aynı zamanda, romatizmal hastalıklarda, kireçlenme, omuz ve diresek ağrıları, el ve el bileği ağrıları, bel ağrısı, boyun ve sırt ağrısı, ayak ve ayak bileği ağrıları, kalça ve diz bölgesi ağrılarının yanı sıra spor yaralanmaların sıkça başvurulan bir tedavidir.

Eklem burkulmalarında, kısmi yırtıklarda, kıkırdak lezyonlarında, kas ve bağ dokusunda ki zorlanmalarda, kıkırdakta oluşan lezyonlarda, eklem çevresinde oluşan doku ve tendon zedelenmelerinde mezoterapi tedavisi tercih edilmektedir.

Mezoterapi Uygulanan Hastalıklar;

Arterit gibi tüm eklem hastalıklarında,

Boyun ve bel fıtığı ağrılarında,

Spor travmalarında,

Varis, lenf, ödem ve flebit gibi bazı damar hastalıklarında,

Vasküler (iri) lekelerin tedavilerinde uygulanmaktadır.

İyileşme süresini öne aldığı için cerrahi işlemlerden sonrada tedaviyi destek amaçlı uygulanmaktadır.


HASTANEMİZ