Oturum Aç
Agiz_Dis_Dragos-02.png


ORTODONTİ​

Ortodonti Anabilim Dalımız, güncel bilgilerin ışığında modern ve bilimsel ilkeleri temel alarak Üniversitemizin Diş Hekimliği Fakültesi lisans eğitiminin yanı sıra lisansüstü eğitimde de ülkemizdeki en başarılı Anabilim Dallarından birisidir.

Kurulduğu günden bu yana akademik kadrosuyla kliniğimizde dişsel ve iskeletsel Ortodontik problemlere sahip hastaların tedavisi rutin olarak yapılmaktadır. Aşırı iskeletsel çene bozukluğu olan hastaların tedavileri ortognatik cerrahi uygulamaları ile interdisipliner olarak yürütülmektedir. Erişkin bireylere de yaş sınırı olmaksızın tedaviye engel teşkil edecek bir durum yoksa ilgili uzmanlık dalları ile multidisipliner olarak Ortodontik tedaviler yapılmaktadır. Bunun dışında lingual Ortodonti veya şeffaf plak tedavileri gibi güncel Ortodontik tedavi yöntemleri de kliniğimizde uygulanmaktadır. Hasta tedavilerinde uluslararası düzeyde kabul görmüş protokoller ve uygulamalar standart olarak referans alınmaktadır.

Anabilim Dalımızda eğitim–öğretim ve hasta tedavilerinin yanı sıra bilimsel çalışmalarla Ortodonti literatürüne katkıda bulunmak amacıyla araştırma ve geliştirme faaliyetleri de devam ettirilmektedir. Ayrıca bilimsel gelişimi desteklemek adına üniversitemiz ve ulusal kuruluşlar tarafından desteklenen bilimsel araştırma projeleri yürütülmekte ve planlanmaktadır.

Kliniğimiz, Diş hekimliği Fakültesi B blokta, ikinci katta yer almaktadır ve 22 diş ünitinden oluşmaktadır. Ortodonti Anabilim Dalına başvuran hastaların planlamaları her hafta rutin olarak vaka toplantılarında bütün doktorlarımız ile öğretim üyelerimizin katılımıyla toplantı salonumuzda yapılmaktadır ve her hasta için detaylı tedavi planı tartışılıp karar verilmektedir. Bununla beraber bölümümüz bünyesinde hastaların tedavi kayıt ve bilgisayar analizlerinin yapıldığı analiz laboratuvarı, apareylerin yapıldığı Ortodonti laboratuvarı ve hasta fotoğraflarının çekildiği görüntüleme odası bulunmaktadır.

Diş Hekimliğinde uzmanlık/doktora eğitimi kapsamında Anabilim Dalımızda üst düzey mesleki bilgi sahibi olan hekimler yetiştirmek amacıyla her hafta düzenli olarak teorik ve pratik uzmanlık/doktora dersleri verilmekte olup güz ve yaz dönemlerinde ayrı ayrı planlanarak bütün bir eğitim dönemi boyunca devam etmektedir.

Uzmanlık ve doktora öğrencileri, her hafta hasta planlamalarının yapıldığı vaka toplantılarına katılmaktadır ve bu toplantılarda detaylı bir şekilde teşhis ve tedavi planlama becerilerini geliştirmektedirler. Anabilim Dalımızdaki uzmanlık ve doktora öğrencileri güncel ortodonti literatürünü haftalık makale tartışmaları ve seminer sunumları ile takip etmektedirler. Ayrıca haftada belli günlerde ortognatik cerrahi tedavisi olacak hastaların muayene ve ameliyat planlamaları ilgili uzmanlığın öğretim üyeleri ile kliniğimizde hasta başında tartışılarak yapılmaktadır. 

 

Sıkça Sorulan Sorular

Ortodonti sırasında nelere dikkat edilmelidir?

Dişlerin üzerine yapıştırılan diş tellerinin (braket) tedavi boyunca dişlerin yüzeyinde düzgün şekilde durması, ortodontinin başarısı açısından önemlidir. Bu nedenle, tedavi boyunca bazı gıda ve içecekleri tüketmemeniz veya küçük parçalar halinde bölerek dikkatli yemeniz gerekmektedir. Bunlar;

· Kuruyemiş, akide şekeri, kabuklu fındık gibi sert dokulu gıdalar.

· Elma, erik, yenidünya ve ayva gibi meyveler veya çekirdekli zeytinler.

· Sakız, lokum, şekerleme, jelibon gibi diş tellerine yapışacak ve temizlenmesi zor gıdalar.

· Gazoz, kola ve diğer asitli içecekler.

· Cips gibi atıştırmalıklar.

Teller konuşmamı etkiler mi?

Diş telleri, takıldıktan 1 hafta sonra ağız içinde varlığını kabul ettireceği için herhangi bir sıkıntı yaratmamaktadır. Bu nedenle diş telleri varken rahatlıkla konuşabilirsiniz. Dişlerin arka yüzeyine yerleştirilen teller içinse dil teması görüleceği için seslerin çıkarılmasında çeşitli zorluklar yaşanabilir.

Ortodontik tedavinin başlangıcı ile nelerle karşılaşabilirim?
İlk bir hafta hastalarımızın diş tellerine alışma dönemidir. Bu alışma dönemi kişiden kişiye göre değişmektedir. Bazı hastalarımız hiçbir problem yaşamazken bazı hastalarımızın dudak ve yanaklarında tahriş olması, dişlerde hafif ağrı ve çiğneme sırasında hassasiyet hissinin olmasından dolayı şikâyetler yaşamaktadır. Fakat bu tür şikâyetler en fazla 7-10 gün içerisinde geçmektedir ve tedavi sürecinde bazen seanslar arasında az da olsa tekrar oluşabilmektedir.

Tedavi sırasında ağrı ya da hassasiyet olur mu?

Diş telleri takılırken veya kontrollerinizdeki ayarlamalarda ağrı yaşanması nadir görülen bir durumdur. Diş telleri takıldığında, ilk birkaç gün yanakların ve dudakların iç yüzeyinde belli oranda tahriş ve dişlerde de çiğnerken ağrı olabilir. Bu tür rahatsızlıkların derecesi ne olursa olsun, bir hafta sonra diş tellerinize alışırsınız.

 

Ortodontik tedavi sırasında dişlerim zarar görebilir mi?

Ortodontik tedavi süresince ve sonrasında dişlerin temizliği ve bakımına özen gösterilirse, diş telleri nedeniyle herhangi bir leke oluşması söz konusu değildir. Genellikle beyaz leke olarak tespit edilebilen renk değişimleri, çürük başlangıç alanlarıdır.

 

Dişler düzeldikten sonra tekrar bozulma olur mu?

Ortodonti tedavisi bittikten, yani dişleriniz düzeldikten sonra diş telleriniz ortodontist tarafından çıkarılır. Bu noktadan sonra, dişlerin mevcut düzgün halini korumak için bir süre boyunca pekiştirme aygıtları kullanmanız gerekir. Eğer bu aygıtları Ortodonti uzmanı tarafından önerilen süre boyunca takmaz veya çok uzun süreyle kontrol yaptırmazsanız dişlerde bozulmalar olabilir.

 

Ortodontik bozukluklar tedavi edilmezlerse ne olabilir?

Tedavi gerektiren ortodontik sorunlara müdahale edilmezse dişlerdeki çapraşıklık ve iskeletsel bozuklular, çiğneme sorunları, çene kitlenmeleri ve eklem ağrıları, diş çürükleri, dişeti hastalıkları ileri boyutlara ulaşabilir. Diş kayıpları ve çene kitlenmeleri gibi ciddi problemlerle karşılaşılabilir.​


Diş tellerine nasıl bakım yapılır?

Diş telleri takıldıktan sonra özel diş fırçalarıyla periyodik şekilde dişlerin fırçalanması gerekir. Ara yüz fırçaları ve diş ipleri ağız bakımı yapılırken kullanılır. Ağız suları ve gargaralar ile yiyeceklerin diş aralarında kalmalarına engel olmak gerekir.

 

Ortognatik cerrahi nedir ve nasıl uygulanır?

Ortodonti tedavisi ile çözülemeyen çenelere bağlı aşırı iskeletsel problemleri gidermek için çenelerin yer değişmesini sağlayan cerrahi operasyonlar gerekebilir. Bu duruma ortognatik cerrahi denir. Bazı durumlarda hafif bazı durumlarda ise ağır vakalar ortognatik cerrahi uygulaması gerektirebilmektedir.

 

Ortodontik tedavi sırasında hangi aralıklarla doktor kontrolü gerekmektedir?

Ortodontik tedavi sırasında genellikle 4-8 hafta arasında değişen rutin aylık kontroller öngörülmektedir. Bazı hastalarda ise kısa dönem kontrol için 1 ya da 2 haftalık randevular da verilmektedir. Çoğunlukla bu randevular önceden bellidir ve hastaya uygun olacak şekilde planlanmaktadır.

 

Ortodontik tedavi sırasında meydana gelen braket kopması ya da şiddetli ağrı gibi durumlarda ne yapmam gerekiyor?

Öncelikle hekiminize mutlaka haber verin ve size önerilerini uygulayın. Herhangi bir teliniz koptuğunda bu kopan parçayı kontrol ederek direk çıkarmaya çalışmayın. Sallanan veya ağız içerisinde serbestleşmiş kısmı çıkartabiliyorsanız güvenli bir şekilde uzaklaştırın. Ortodontistiniz randevunuzda kopan teli tekrar yapıştıracaktır. Herhangi bir şekilde tel batması varsa batan yere ortodontistinizin daha önce vermiş olduğu mumu koyabilir, mumunuz yoksa bir parça şekersiz sakızı da telin sivri ucuna yerleştirebilirsiniz. Takıp çıkartılan apareylerde herhangi bir kırılma olursa hekiminize mutlaka haber veriniz. Eğer aparey ağızda durabiliyorsa, randevunuza kadar apareyinizi takmaya devam edebilirsiniz.

 


ENDODONTİ

Dişin ağız içerisinde görünen kuron kısmı ve bir de çene kemiği içerisinde kalan kök kısmı bulunmaktadır. Kuron ve kökün tam merkezinde ise dişin beslenmesini ve canlılığını sağlayan pulpa olarak adlandırılan damar-sinir paketi yer almaktadır. Pulpayı ağız içerisinde dıştan içe doğru mine ve dentin tabakaları korur. Çürük ya da travma sonucu pulpayı koruyan bu sert dokuların uzaklaşmasıyla damar-sinir paketi açığa çıkar ve ağrıya neden olur. Endodontik tedavi başlıca hasar görmüş bu damar ve sinir yapısını uzaklaştırmayı, kök kanalı içerisinde enfeksiyona neden olabilecek mikroorganizmaların uzaklaştırılmasını ve daha sonrasında ise temizlenmiş ve çeşitli aletler ile şekillendirilmiş bu alanın uygun bir dolgu maddesi ile doldurulmasını amaçlar.

Ağız Diş ve Çene Radyolojisi (İlk Muayene) bölümünden internet üzerinden randevu alan hastalarımızın, bu bölümde klinik ve radyografik muayeneleri tamamlandıktan sonra, Endodonti bölümünde sekreterlik tarafından randevu verilmektedir.


Sıkça Sorulan Sorular

Kanal tedavisi yapılmasına neden olan durumlar nelerdir?

Kanal tedavisi birincil olarak derin çürük nedeniyle yapılmaktadır. Diş çürüğünün derinleşerek dişin beslenmesini ve canlılığını sağlayan pulpa adı verilen damar-sinir paketine kadar ulaşması sonucu bu yapı hasar görmektedir. Hasar gören pulpa dokusu kanal tedavisiyle uzaklaştırılır ve bu alan biyouyumlu bir dolgu maddesi ile tekrar doldurulur.

Ayrıca çürük varlığı bulunmasa dahi travma sonrası pulpa dokusunun açığa çıkması ya da başka nedenlerden dolayı pulpa dokusunun iltihaplanması sonucunda da kanal tedavisi yapılması gerekebilmektedir.

 

Endodonti kliniğinde ne tür işlemler yapılmaktadır?

Kliniğimizde başlıca kanal tedavisi olmak üzere;

Daha önceden kanal tedavisi yapılmış fakat başarısızlıkla sonuçlanmış dişlerde kanal tedavisinin yenilenmesi

Derin çürüğün henüz pulpa dokusuna ulaşmadığı durumlarda pulpa kaplaması ve dolgu tedavileri

Kanal tedavisi sonrası renklenme oluşan dişlerin beyazlatılması

Rejenerasyon- revaskülarizasyon tedavileri

Travma sonucu etkilenen dişlerin acil müdahalesi ve takibi

Komplike olgularda mikroskop ve büyüteçli gözlük altında kanal tedavisi işlemleri yapılabilmektedir.

 

Kanal tedavisi sonrasında ağrı olur mu?

Kanal tedavisi sonrasında özellikle ilk 2-3 gün işlem yapılan bölgede ağrı oluşabilir. Bu ağrılar genellikle şiddetli olmayıp ağrı kesici kullanımı ile geçmektedir. Fakat nadir de olsa işlem yapılan bölgede şiddetli ağrı, şişlik gözlenebilmektedir. Böyle bir durumda ise tedaviyi yapan hekime tekrar başvurulması gerekmektedir.​

Tedavisi yapılan diş üzerine basıldığında ve çiğneme yapıldığında hassasiyet hissedilmesi normaldir. Bu hassasiyet zamanla azalacaktır.

 

Kanal tedavisi işlemi ne kadar sürmektedir?

Tedavi uygulanacak dişe göre değişmekle birlikte genellikle 1-1.5 saat sürmektedir.

 

Tedavim tek seferde biter mi?

Tedaviniz tek seansta ya da birden fazla seansta bitebilir. Bu durum tamamen yapılacak dişin durumuna bağlıdır. İltihaplı, enfekte dişlerde kanal içerisine ilaç uygulaması gerektiğinden birden çok seansta işlem tamamlanabilir.

 

Kanal tedavisi için nasıl randevu alabilirim?

Ağız Diş ve Çene Radyolojisi (İlk Muayene) bölümünden internet üzerinden randevu alan hastalarımızın, bu bölümde klinik ve radyografik muayeneleri tamamlandıktan sonra, Endodonti bölümünde sekreterlik tarafından randevu verilmektedir.

 


PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ

Herhangi bir nedenle diş/dişler ve ağız dokuları kaybedilebilir. Yerlerine, çeşitli malzemeleri kullanarak protezler hazırlanır. Hastaya çiğneme ve konuşma işlevleri, estetik, rahatlık ve sağlığı kazandırılır. Sabit, hareketli bölümlü, hareketli tam, implant destekli protezler protez çeşitlerini oluşturur.

Sabit Protezler

Diş çürüğü ve kırığı gibi ileri derecede madde kaybı olan dişler ve şekil, boyut ve renk sorunu olan dişlerden başka, herhangi bir nedenle diş veya dişlerin kaybında yapılan, hasta tarafından takılıp çıkarılamayan ve diş/dişler üzerine yapıştırılan protez türüdür. Sabit protezler dental altın, metal destekli porselen, tam porselen gibi maddeler ile yapılabilir ve beraberinde protez bağlantı parçaları da kullanılabilir. Ayrıca çeşitli post-kor (kanal vidası), inley ve onley uygulamaları da vardır.  Protezler, hem klinik hem de laboratuvar işlemlerini bir arada yürüterek hazırlanır.

Hareketli Protezler

Hareketli Bölümlü Protezler Bir veya birden fazla diş eksikliklerinde, dişler ve dokular-damaklar tarafından desteklenen, akrilik veya akrilik ve metalden yapılan hasta tarafından takılıp çıkartılabilen protezlerdir. Bu tür protezlerin tutuculuğu ağızda mevcut bulunan dişlere gelen ve özel tasarlanan kancalar (kroşeler) ve/veya hassas tutucular ile sağlanır. Protezler ile ilgili her türlü planlama, hekiminiz tarafından yapılır. Protezler, hem klinik hem de laboratuvar işlemlerini bir arada yürüterek hazırlanır.

Hareketli Total Protezler Üst ve/veya alt çenelerdeki dişlerin tamamen eksikliğinde dokular-damaklar tarafından desteklenen, plastik ve/veya metalden yapılan ve hasta tarafından takılıp çıkartılabilen protezlerdir. Protezler, hem klinik hem de laboratuvar işlemlerini bir arada yürüterek hazırlanır.

İmplant Üstü Protezler

İmplantlar, eksik dişlerin tamamlanmasında kullanılan bir yöntemdir. İmplantın bir parçası cerrahi işlemle kemik içine doğal diş kökü gibi yerleştirildiği için, hastalar implantları gerçek diş gibi hissederler ve kullanırlar. Bu işlem genellikle lokal anestezi ile yapılır. İmplantların çene kemiği ile kaynaşmasını takiben üzerine sabit veya hareketli protezler uygulanır. Protezler, hem klinik hem de laboratuvar işlemlerini bir arada yürüterek hazırlanır.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Estetik diş hekimliği nedir ?                                                    

Estetik diş hekimliği; diş ve diş etleri üzerine yapılan çeşitli uygulamalar ile estetik görüntü, konuşma bozuklukları ve kaybedilmiş fonksiyonların iyileştirilmesidir.

 

Porselen lamina nedir?

Porselen laminalar, özellikle ön grup dişlerde diş dokusundan çok az veya hiç preparasyon gerektirmeden uygulanabilen restorasyonlardır. Porselenin fiziksel özelliklerinin güçlendirilmesi çok daha ince yapılabilmelerini sağlamıştır. Özel yapıştırıcılar kullanılarak yapıştırılan laminaların renk geçirgenliğinin çok iyi olması estetik olarak mükemmel sonuçlar alınmasını sağlamaktadır.

 

Zirkonyum destekli protezlerin avantajları?

Metal destekli seramiklere göre daha estetik sonuçlar elde etmek mümkündür. Ayrıca porselenin dokularla olan uyumunun çok iyi olması yapılan restorasyonların uzun yıllar boyunca sağlıklı olarak kullanılmasına olanak sağlamaktadır. Alt yapıda metal yerine porselen kullanılması ışık geçirgenliğine izin vermekte bu da daha estetik ve doğal protezlerin yapılmasını sağlamaktadır. Metal destekli seramiklerin özellikle dişlerin boyun kısımlarında oluşturdukları grimsi renklenmeler engellenmiş olmaktadır. Özellikle metal allerjisi olan bireylerde anti allerjik özelliğinden dolayı zirkonyumun kullanılması bu problemi çözecektir.

 

İmplant nedir?

İmplantlar, doğal dişlere alternatif olarak kullanılabilecek en iyi materyallerdir. Sabit protezlerde özellikle tek diş eksikliklerinde komşu dişlerin preparasyonlarına gerek kalmadan eksikliğin kapatılabilmesi, fazla diş kaybının olduğu durumlarda hareketli protez yerine sabit protez yapılabilmesi en önemli avantajlarıdır. Bunun yanında total protezlerin en büyük dezavantajı olan protez oynaması da engellenmiş olmaktadır.

 

Hareketli protezlerin bakımı nasıl olmalı?

Hareketli protezler her yemekten sonra mutlaka çıkartılmalı ve üzerindeki gıda artıkları su altında temizlenmeli ve ağız su ile çalkalanmalıdır. Gün sonunda sıvı el sabunu ile fırça kullanarak temizlenmelidir. Protez temizleyici özel efervesan tabletler haftada 3 defa kullanılmalıdır. Protezler kesinlikle çamaşır suyu gibi çözücü içeren sıvılar içinde bekletilmemelidir.

 

Total protezler tat almayı engeller mi?

Tat duyusu tamamen dil ile alakalıdır. Damağın tat almayla hiç bir alakası yoktur.

 

Total protezlerde karşılaşılan problemler nelerdir?

Üst protezlere oranla alt protezlere alışmak daha zordur. Dil alt protezin oynamasına neden olmaktadır. Dil, dudak ve yanağın ısırılması normaldir. Yemeklerin çift taraflı alınması çiğneme işleminin daha rahat olmasını sağlayacaktır.

 



AĞIZ DİŞ VE ÇENE RADYOLOJİ

Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı 2011 yılından beri faaliyet göstermektedir. Kasım 2016 yılından bu yana Yrd. Doç. Dr. Tuğba ÜNVER kürsümüzün Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürütmektedir.

Bölümümüzde şu anda 1 yardımcı doçent doktor, 2 uzmanlık öğrencisi ve 1 diş hekimi görev yapmaktadır. Anabilim Dalımızın radyoloji kliniğinde; 1 adet dental volumetrik tomografi, 2 adet dijital panoramik + sefalometrik grafi cihazı, 1 adet dijital panoramik röntgen cihazı, 1 adet periapikal röntgen cihazı bulunmaktadır. Muayene kliniğimizde ise 7 adet hasta koltuğu ve bunlara bağlı dijital görüntülerin takibi için bilgisayar sistemi ile hastalarımıza hizmet vermekteyiz.

Anabilim Dalımızın ilk muayene ve radyoloji olmak üzere iki kliniği vardır. İlk Muayene Kliniğimizde hastalarımızın klinik muayeneleri yapılmakta iken; Radyoloji Kliniğinde radyografik incelemeler yapılmaktadr. 

 

Sıkça Sorulan Sorular:

Panoramik röntgen çekilmesi zorunlu mudur?

Günümüz diş hekimliğinde hastalık ortaya çıkmadan önlemek ya da erken teşhis koymak ve sorunlar ilerlemeden tedavi edebilmek için rutin olarak panoramik röntgen almak neredeyse zorunlu hale gelmiştir. Ayrıca şüphelenilen kist ve tümör vakalarında, gömülü diş ya da implant gibi  cerrahi bir işlem öncesinde kemiğin durumunu görmek için panoramik röntgen almak gerekir.

               

Diş röntgeni çekilirken alınan radyasyonun ne gibi zararları verdır?

Diş hekimliğinde kullanılan cihazlarla ve bu amaçlı tekniklerin kullanımı ile ilgili olarak hastaların çok fazla radyasyona maruz kalması söz konusu değildir. Ülkemizde hastalar için yıllık izin verilen maksimum tıbbi tetkik dozu 1 miliSievert (mSv)'dir. Bir periapikal radyografi için doz 0,0015 mSv-0,005 mSv, 1 panoramik radyografi için ise 0,008-0,024 mSv'dür. Bu dozlarla yıllık dozları aşmak mümkün değildir. Her ne kadar alınan radyasyon dozu düşük de olsa radyografi çekimi esnasında hastalara kurşun önlük ve tiroid koruyucu giydirilmektedir. Bu sayede gereksiz radyasyonun hastanın diğer organlarına ulaşması engellenmektedir.

 

Hamilelik döneminde diş röntgeni çektirmek sakıncalı mıdır?

Gerekmedikçe hamileler diş sorunları için röntgen çektirmekten kaçınılmalıdır. Eğer gerekliyse kurşun önlük giyilerek çekilmelidir.

 

Eski röntgenlerimi saklamam gerekir mi?

Eğer elinizde bulunan röntgen filmleri teknik olarak sorunlu ya da şimdiki durumunuzu yansıtmayacak kadar eski ise muayene sırasında kullanılması uygun değildir. 6 aydan daha eski röntgen filmlerinin yerine yenisi çekilmelidir. Fakat eski röntgen filmlerinin muayene sırasında yanınızda bulundurulması şimdiki durumla eski durumun kıyaslanması açısından faydalıdır. Bu nedenle eski röntgen filmleri atılmamalı muayeneye gelirken getirilmelidir.

 

Dental volumetrik tomografi ne için gerekir?

Dental volumetrik tomografi x-ışını kullanılarak incelemek istenen bölgenin üç boyutlu görüntüsünü oluşturmaya yönelik bir radyografi yöntemidir. Dental volumetrik tomografi ile 2 boyutlu radyografi yöntemleriyle görüntülemeyen detaylar görülebilmektedir.​

Tıpta kullanılan tomografi cihazlarına göre %90'a varan oranda daha az radyasyon ile görüntüleme gerçekleşmektedir. Görüntü kalitesi çok yüksektir. Yüksek teşhis detayı ve ölçüm doğruluğu veren bu radyografi çeşidi  cerrahi tedavilerden endodontik tedaviye kadar her türlü tedavide yol gösterici olmaktadır.

 


RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ

Restoratif Diş Tedavisi diş sert dokularını ilgilendiren, bakteri kaynaklı ya da bakteri olmaksızın gelişen tüm rahatsızlıkların ya da mevcut estetik şikayetlerin teşhis, tedavi ve takibini gerçekleştiren uzmanlık dalıdır. Erişkin dişlerinde çürük, diş aşınmaları (abrazyon, erozyon, atrisyon, abfraksiyon), mine hipoplazisi, hipokalsifikasyon, renklenme ve travma gibi nedenlerle meydana gelen defektlerin etyolojisi, patolojisi, tanısı, tedavisi ve önlenmesi ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Güncel estetik restoratif dolgu malzemelerini kullanarak hastaların ağız içi estetik, fonetik ve fonksiyonel gereksinimlerini sağlar. Restoratif  diş tedavisi; diş yapılarının gelişimsel ve kazanılmış hastalıklar nedeniyle bozulan formlarını düzeltmek, restore etmek, dişin fonksiyon ve estetiğini iade etmek ve en önemlisi patolojinin yeniden oluşmasını önleyici tedbirleri alacak koruyucu diş hekimliği prensiplerini uygulamayı amaçlar. Özellikle son yıllarda tüm dünyada "adeziv", "estetik", "kozmetik" diş Hekimliği gibi yeni kavramlar bu bölümün uygulama alanlarındandır.

Bu alanda uygulanan tedaviler:

Çürük diş restorasyonu

Kırık diş restorasyonu

Vital ve devital diş beyazlatma

Estetik diastema kapatılması

Dentin hassasiyeti tedavisi

İndirekt  restorasyonlar ( inley, onley, endokron ve tek kron restorasyonlar)

Laminate veneer uygulamaları(porselen ve kompozit)

Cad-Cam ile yapılan restorasyonlar

Fiberle güçlendirilmiş kompozit dolgular

Fiber post uygulamaları

 

Sıkça Sorulan Sorular

Kompozit dolgu yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Anestezi yapılmışsa anestezinin etkisi geçtikten sonra yemek yenilmelidir. Anestezi yapılmamışsa tedaviden sonra yemek yenilebilir. Ağız hijyenine önem verilmelidir, aksi takdirde zamanla kompozit dolgunun altında tekrarlayan çürük gelişebilir ve dolgunun başarısızlığı ile sonuçlanabilir. Dolgunun kırılması ya da düşmesi durumunda hasta tekrar kliniğe başvurmalıdır.

 

Kompozit dolgu yapıldıktan sonra karşılaşılabilecek riskler nelerdir?

Bazı durumlarda tedavi sonrası geçici bir hassasiyet gelişebilmektedir. Hassasiyet dişin durumuna göre 1-2 hafta sürebilir veya daha da uzun sürebilir. Bu süre sonrasında devam eden ağrıların varlığında hasta tekrar kliniğe başvurabilir. Çay, kahve, sigara kullanımına bağlı olarak zamanla renklenmeler oluşabilmektedir, bu renklenmeler hekim yapacağı diş polisajı (cila) işlemiyle giderilebilir.

 

Kuafaj tedavisi yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Anestezi etkisi (uyuşukluk) geçtikten sonra yemek yenilebilir. Bir hafta boyunca soğukta sızlamalar ve hassasiyet olabilir. Geçici dolgunun kırılması ve düşmesi durumunda hasta kliniğe tekrar başvurmalıdır.

 

Kuafaj tedavisi yapıldıktan sonra karşılaşılabilecek riskler nelerdir?

Dişin yenilenme (tamir) yeteneğine ve hastanın ağız bakımına bağlı nedenlerle bu tedavi her zaman başarılı olmayabilir. Eğer bu süre zarfında dişte şiddetli ve sürekli bir ağrı meydana gelirse ve diş restore edilebilecek durumda ise kanal tedavisi yapılır. Aksi durumlarda cerrahi tedavi planlanır.

 

Amalgam dolgudaki civa zararlı mıdır?

Amalgam dolgudaki civa insan sağlığına zararlı bir etki göstermemektedir. Civa diğer metallerle birleştiğinde kimyasal yapısı değişir ve zararsız hale geçer.  Amalgam içerisindeki diğer metallerle birleşmiş olan civanın sistemik hastalıklarla ilişkili olmadığı ve insan sağlığına herhangi bir zararlı etkisinin olmadığı bilimsel araştırmalarla da desteklenmektedir.

 

Amalgam dolgu yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Hastanın çenede amalgam restorasyon yapılan bölgede en az iki saat çiğneme yapmaması ve takip eden 24 saat içinde de daha dikkatli kullanması önerilir. Hastaya, 24 saat geçtikten sonra cila işlemi için ikinci bir randevu verilir. Bu uygulama, hem amalgamın metalik özelliklerini iyileştirme hem de kullanım sonrası restorasyonun anatomik ve fonksiyonel olarak tekrar gözden geçirilme olanağını sağlayacaktır. Dolgunun kırılması ya da düşmesi durumunda hasta tekrar kliniğe başvurmalıdır.

 

Amalgam dolgu yapıldıktan sonra karşılaşılabilecek riskler nelerdir?

Amalgam dolgulardan sonra kısa süreli bir sıcak-soğuk duyarlılığı olabilmekte ve bu zamanla kaybolmaktadır. Ancak ender de olsa bazı kişilerde ağızda çeşitli metaller bulunduğunda ya da çatal gibi başka bir metal girdiğinde iki metal arası reaksiyondan doğan hassasiyetler olabilmektedir. Geçmeyen duyarlılıklarda, duyarlılığın yalnızca bu sebepten olduğuna emin olduktan sonra restorasyon metal olmayan bir dolgu maddesi ile değiştirilebilir. Ağız hijyeni kötü olan bireylerde amalgam dolgunun altında tekrarlayan çürük gelişebilir ve dolgunun başarısızlığı ile sonuçlanabilir.

 

Laminate Veneer Nedir?

Lamine veneerler estetik restorasyon ile ön dişleri düzeltmenin hızlı ve güvenli bir yoludur.

Porselen laminate veneerler diş yapısına kimyasal olarak bağlanabilen seramikten yapılmış maddelerdir ve estetik tedavilerde kullanılan başlıca tedavi şeklidir.

Porselen laminate veneerler, mine defektlerinde, diş renklenmelerinde, diestemalı, malpoze ve aşınmış dişlerde ve özellikle pulpa boyutlarının büyük olduğu genç hastalarda, full kronlara alternatif olarak, özellikle ön grup dişlerde az miktarda diş kesimi yapılarak uygulanan estetik restorasyonlardır.

Kompozit Laminate Veneerler ise ön grup dişlerin dış yüzeylerine özel yapıştırıcılarla kompozit eklenerek hekim tarafından istenilen şekillendirmeler yapılıp bozuk diş görüntüleri daha estetik hale getirilebilmektedir.

Laminate veneer restorasyon yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Hasta ağız bakımına özen göstermelidir. Doktorunun tavsiyelerine uymalıdır. Düzenli diş fırçalamaya dikkat etmelidir. Diş ipi kullanmalıdır. Sert gıdalarla beslenmemelidir.

 

Kompozit Laminate veneer restorasyon yapıldıktan sonra karşılaşılabilecek riskler nelerdir?

Restorasyondan sonra hastanın ağız hijyenine dikkat etmemesi durumunda yapılan restorasyonda renk değişikliği olabilir. Hastanın sert gıdalar yemesi esnasında, yapılan restorasyonda kırıklar meydana gelebilir.

 

İnley restorasyonu sırasında karşılaşılabilecek riskler nelerdir?

Dişler hazırlandıktan sonra, dolgu kişiye özel olarak laboratuvarda hazırlanır ve doktorunuz tarafından yapıştırılırlar. Genellikle 2 seans sürer, ancak bazı durumlarda seans sayısı artabilir.

 

Vital beyazlatma yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Tedavi sonrası kısa bir süre hassasiyet şikayetleri devam edebilir hasta bu esnada doktorunun önerilerine dikkat etmelidir. Ağız bakımına özen göstermelidir. Hasta tedavi sonrası sigara, çay, kahve gibi renklendirici gıdaları tükettiği takdirde tedavi sonrası  açılan diş renginde geri dönüşler olabilir.

 

Vital beyazlatma tedavisi süresince veya yapıldıktan sonra karşılaşılabilecek riskler nelerdir?

Dişteki renklenmenin çok şiddetli olması durumunda tedaviye çok geç cevap alınabilir veya hiç cevap alınmayabilir. Tedavi esnasında hastada hassasiyet şikayetleri olabilir. Tedavi esnasında ajanın yumuşak dokularla teması sonucunda dokularda ağrı ve hassasiyet, geçici renk değişikliği meydana gelebilir.

 

Devital beyazlatma yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Tedavi bittikten 15 gün sonra dişler daimi olarak restore edilir. Hasta ağız bakımına özen göstermelidir. Doktorunun tavsiyelerine uymalıdır.

 

Devital beyazlatma tedavisi süresince veya yapıldıktan sonra karşılaşılabilecek riskler nelerdir?

Dişteki renklenmenin çok şiddetli olması durumunda tedaviye çok geç cevap alınabilir. Tedavi edilen dişlerde servikal rezorbsiyon gibi patolojiler meydana gelebilir, bu durumda gerekli görülen tedavi uygulanır.

 

Hassasiyet tedavisi yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Hastaya hassasiyet giderici ajan uygulaması yapıldıktan sonra, hasta yarım saat boyunca herhangi bir şey yiyip içmemelidir, ağız bakımına dikkat etmelidir ve doktorunun önerilerine uymalıdır.

 


PEDODONTİ

Bezmialem Vakıf Üniversıtesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı Kliniğimiz 3 Yardımcı Doçent, 1 Uzman Doktor ve 3 Araştırma Görevlisi ve 1 diş hekimi ile eğitim, araştırma ve tedavi hizmetleri vermektedir. Klinik tedavi hizmetlerimizin yanısıra hastane kompleksi içinde yer alan ameliyathanelerimizde genel anestezi ve sedasyon ile tedavi imkanımız da bulunmaktadır.  Anabilim Dalımızın 3 adet polikliniği (öğretim üyesi, uzman hekim kliniği, stajyer hekim kliniği), 1 adet periapikal röntgen odası bulunmaktadır. Kliniğimiz randevu sistemi ile çalışmakta, 08.00-12.00 ve 13.00-17.00 saatleri arasında hizmet verilmektedir.

Tedavi hizmetleri:

Kliniğimizde 0-12 yaş arası hastalara hizmet sunulmaktadır.

Bu hizmetler;

· Süt dişlerinde ve daimi dişlerde bulunan diş çürüklerinin tedavileri,

· Ağız-diş sağlığının idamesi için uygun görülen koruyucu diş hekimliği uygulamaları,

· Ağız-diş-çene bölgesinde meydana gelen travma olgularının acil müdahaleleri, 

· Bebek, çocuk ya da adölesanlarda ortaya çıkabilecek ağız hastalıklarının teşhis ve tedavileri,

· Genel anestezi ya da sedasyon altında yapılan diş tedavileridir.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Bebeğimin dişlerini temizlemeye ne zaman başlamalıyım?

Bebeklerde ilk süt dişi çıktığı andan itibaren fırçalama yapılmalıdır. Arka bölgedeki dişler çıkıncaya kadar fırçalama için en uygun araç eczanelerde kolaylıkla bulabileceğiniz parmak fırçalardır. Sonrasında ise çocuğun yaşına uygun bir diş fırçası ile bu işleme devam edilmelidir. Biri akşam yatmadan önce olmak şartıyla günde en az 2 kez dişler fırçalanmalıdır. 0-3 yaş arası dönemde fluorid içermeyen diş macunları kullanılması daha uygundur. 3 yaşından sonra ise fluorid içeren çocuk macunlarının tercih edilmesi diş çürüğünden korunmak için daha etkilidir.

 

Bebeğimi ilk diş hekimi muayenesine ne zaman götürmeliyim?

Ilk sütü dişi çıktığı andan itibaren bebeklerin diş hekimine getirilmeleri uygundur. Çünkü önemli olan diş sorunlarının oluşmadan kontrol altına alınmasıdır. Bunun için bebeklerde ağız bakımı, beslenmenin çürük oluşumu üzerindeki etkileri gibi pek çok konuda ailelerin bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Bu kontroller 6 ayda bir tekrar edilmelidir.

 

Çürükten korunmak için uygulanan tedaviler nelerdir?

3 yaşından sonra yüzeyel fluorid uygulaması ile koruyucu tedaviler başlatılmalıdır. Koruyucu etkinin idamesi için fluorid uygulaması 14-15 yaşına kadar 6 ayda bir tekrar edilmelidir. Fluorid uygulamasına ek olarak, 6 yaşından sonra daimi azı dişlerinin sürmesini takiben fissür örtücü uygulamaları yapılmalıdır. Bu işlem daimi azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde bulunan ve çürüğün en sık olarak başladığı alan olan fissürlerin örtülmesi işlemidir. Böylece fırçanın temizleyemediği bu derin fissürlerde başlayabilecek çürükler önlenmiş olur.

 

Süt dişleri tedavi edilmeli midir?

Süt dişleri daimi dişler kadar önemlidir.

Çürük süt dişleri ağrıları yüzünden çocukların yemek yeme, konsantre olma, uyuma gibi pekçok günlük faaliyetleri olumsuz etkilenebilmektedir.

Tedavi edilmemiş çürük süt dişlerine bağlı oluşabilecek iltihabi durumlar nedeniyle genel sağlığı etkileyebilecek enfeksiyon hastalıkları gelişebilir.

Süt dişleri daimi dişlerin rehberidir. Düşme vaktinden erken kaybedilen ya da çekilen süt dişleri daimi dişlerde çapraşıklık ya da gömük kalma gibi sorunlara yol açabilmektedir.

 

Çocuklarda hangi diş tedavileri yapılmaktadır?

Çocuklarda yetişkinlerden farklı yöntemler kullanılsa da hemen hemen aynı tedaviler uygulanabilmektedir. Çocuklarda yapılan; süt dişi dolguları, süt dişi kanal tedavileri, süt dişi amputasyonları, süt dişi çekimleri, koruyucu fissür örtücüler, koruyucu yüzeyel fluorid uygulamaları, yer tutucular ve diştaşı temizliği gibi birçok tedavi şekli mevcuttur.

 

Kimlere genel anestezi altında diş tedavileri yapılabilir?

Genel anestezi; koltukta tedaviye izin vermeyen, korku ve endişesi fazla olan ya da koltukta tedavi olamayacak kadar küçük yaşta olan çocuklarda uygulanabilir. Ayrıca büyük cerrahi girişimler ve zihinsel engelli hastaların diş tedavilerinin yapılabilmesi için de başvurulabilecek bir yöntemdir.  

 



PERİODONTOLOJİ

Kliniğimiz bünyesinde 1 profesör, 1 doçent, 3 öğretim görevlisi, 6 araştırma görevlisi, 4 hekim yardımcısı ve destek personelleri bulunmaktadır. 08.00-12.00 ve 13.00-17.00 saatleri arasında hizmet verilmektedir. Hastalarımız, hasta kabulden aldıkları hasta kartları ile birlikte periodontoloji kliniğine muayene için başvurabilirler. Kliniğimiz randevu sistemi ile çalışmaktadır. Randevusuz olarak başvurabileceğiniz ilk muayene sonrası hastalarımıza, sekreterlerimiz tarafından randevu verilmektedir. Kliniğimizde; dişeti hastalıklarının bütün tedavileri ve ameliyatları, ayrıca diş implantı uygulamaları yapılmaktadır. Anabilim dalı kliniğimizde her gün 100'ün üzerinde hastanın tedavi ve muayenesi yapılmaktadır.


Sıkça Sorulan Sorular

Periodontal hastalık nedir?

Periodontal hastalık dişleri destekleyen yumuşak ve sert dokuların enfeksiyonudur. Bu durum "plak" dediğimiz bakteriden oluşan yapışkan film tabakasının diş üzerine yerleşmesinden ve diştaşına (tartar) dönüşmesinden dolayı oluşmaktadır. Erken dönemlerde dişetinde iltihap gözlenmekte; fırçalama veya diş ipi kullanımı esnasında kanama olabilmektedir. Bu safha "gingivitis" olarak adlandırılmaktadır. Gingivitis, diş hekiminin uygulayacağı tedavi ve iyi bir ağız hijyeni ile geri döndürülebilir. Gingivitis tedavi edilmezse, hastalık plak ve diştaşı, dişetinin altına yerleşim gösteren "periodontitis"e ilerler. Dişetinin iltihaplanması ve irritasyonu, iltihaplı dişeti cepleri (diş ve diş eti arasında artmış boşluk) ile oluşur. Periodontitis ilerlerse cepler derinleşir ve dişleri destekleyen kemik kaybedilir. Tedavi edilmediği takdirde; bu durum sonunda diş kaybedilebilir.
 

Periodontal hastalık nasıl teşhis edilir?

Periodontal hastalığın başlıca belirtileri:

Fırçalarken ve/veya yemek yerken dişetlerinde oluşan kanama

İleri dönemlerde dişlerde sallanma

Dişetinin çekilmesi ile dişlerin görünen boyunun uzaması.

Eğer düzenli kontrolünüzde, diş hekiminizin  rakamlar söyleyip, bunları dental şablona not ettiğine tanık olduysanız, bu cep ölçümünü deneyimlediğinizi gösterir. Rutin check-up' ın bir parçası olarak diş hekimi periodontal muayeneyi, cep ölçümü ve kanama kontrolü yaparak tamamlar. Diş hekimi için kanama ve 4 mm veya üstünde cep varlığı, gingivitis ve periodontitisi tanımlamak için bir yoldur.
 

Periodontal hastalık için diş hekiminin önerebileceği bazı tedaviler nelerdir?

Pratisyen diş hekiminiz periodontal hastalığınızı tedavi edebilir ya da sizi bir periodontoloğa yönlendirebilir. Periodontolog; dişleri çevreleyen dişeti ve kemiğin tedavisi ve bakımında uzmanlaşmış ve bunun için fazladan eğitim almış diş hekimidir.
Diş hekiminiz ya da periodontoloğunuz tedavi için "kök yüzeyindeki birikintilerin elimine edilmesi ve enfekte ve nekrotik kök yüzeyinin temizlenmesi" denilen, ayrıca "derin temizlik" olarak bilinen cerrahi olmayan işlemi önerebilir. Eğer cerrahisiz tedavi etkili değilse ve kemik kaybının şiddeti fazla ise; periodontal cerrahi önerilebilir. Bu tedavi tartar, plak, bakteri ve dişetinin altında bulunan hastalıklı dokuları uzaklaştırmak için dişeti dokusunun cerrahi olarak açılmasını ve sonra dikiş atılmasını  içerir. Periodontal hastalık kontrol altında ise; hekiminiz periodontal hastalıktan etkilenen dişeti ve hekimi kemik ve dişeti dokusu arasına kemik materyalini cerrahi olarak yerleştirir. Bu kemik materyali yeni kemik ve bağ dokunun gelişimine izin vermektedir.
 
Periodontal hastalık tedavi edildikten sonra neler olur?

Diş hekiminiz ya da periodontolog, periodontal hastalığın tekrar oluşmasını önlemek için bir tedavi planı reçete edecektir. Bu "idame fazı" olarak bilinmektedir. İdame fazınızın bir parçası olarak; diş hekiminize sık ziyaretler yapacaksınız ve böylece diş hekiminiz ya da periodontoloğunuz yeni bir hastalığın oluşmasına sebep olabilecek yeni tartar ve plak oluşumunu önleyebilecektir. Diş hekiminiz size ayrıca ağız- diş sağlığınızı korumanıza yardımcı olmak için ağız çalkalama solüsyonları, özel diş fırçaları gibi ev bakım önerilerinde bulunacaktır. İdame fazı, periodontal hastalığın tekrar oluşmasının önlenmesinde en önemli bölümü oluşturmaktadır.
 

Periodontal hastalık ağız dışında diğer sağlık problemlerine yol açabilir mi?

Evet, ağızdaki bakterinin kalp kapağı enflamasyonu denilen "endokardite" yol açtığı ve organ transplantı gibi komplike medikal prosedürlerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Diğer hastalıklar üzerine olan etkisi belirsizdir. Çalışmalar periodontal hastalık ile aşağıdaki durumlar arasında ilişkisi olduğunu göstermiştir:

· Artmış kalp krizi riski

· Artmış erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski

· Diyabetli bireylerde kan glukoz değerlerinin kontrolünün zorluğu

Bu arada, periodontal hastalığın kontrolünün, dişleri koruduğu bir gerçektir- bu diş etleri ve dişlerin bakımı için iyi bir sebeptir.

İmplant nedir?
Dental implant, titanyumdan yapılmış kök şeklinde küçük bir tutucudur. Çekilmiş bir diş kökünün yerini alacak şekilde çene kemiğinin içerisine yerleştirilir. İyileşme süreci sonunda implantın kemikle kaynaşması sağlandıktan sonra yerleştirilen implant üstü protez, doğal diş görevi görür. Bu yeni diş, doğal diş gibi görünür ve doğal diş hissi verir.

Dental implant tedavisi sizin için uygun mu?
Yaralanma, çürüme veya kırılmadan dolayı dişlerinizi kaybettiyseniz ve şiddetli sistemik hastalığınız (diabet, osteopöröz, kan hastalıkları vb.) yoksa muhtemelen implant tedavisi sizin için uygundur. Bununla birlikte, implant yerleştirilecek çene bölgelerinde yeterli kemiğine sahip olmanız gerekmektedir. Doktorunuz, implantın sizin için doğru bir tedavi seçeneği olup olmadığına klinik ve radyolojik incelemelerden sonra karar verecektir.

 


HASTANEMİZ