Oturum Aç

Prof. Dr. Ayda Türköz’ün BVU Aktüel Dergimizde Ağrısız Doğumdan Bahsetti

Dragos-aktuel-1.png

ANNE KONFORU VE BEBEĞİN GÜVENLİĞİ İÇİN AĞRISIZ DOĞUM UYGULAMASI

 

Doğum en ağrılı yaşam süreçlerinden biri olduğu için, doğum süresince annenin ağrısını ve yaşayabileceği komplikasyonları en aza indirmek öncelikli hedefimizdir. Ağrısız doğumun dünya genelinde tercih oranı %61 iken ülkemizde bu oran daha düşük seviyelerde seyretmektedir. Bunun nedeni ise, gebelerin ağrısız doğum sürecinde eksik ve/veya yanlış bilgilendirilmeler sebebi ile ağrısız doğum yöntemlerini tercih etmemeleridir. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Dragos Hastanesi Algoloji Bölümü ekibi olarak ağrısız doğum uygulaması ile ilgili anne adaylarının aklına gelen soruları cevaplamayı ve korkularını azaltarak normal doğum süreçlerini en rahat şekilde tamamlaması için en uygun şartları oluşturmayı hedeflemekteyiz.

 

İlk ağrısız doğum uygulaması 1900'lü yıllarda spinal anestezi adı verilen bölgesel anestezi yöntemi ile başlamıştır. İlerleyen yıllarda sezaryen sürecinde kullanılan ağrısız doğum uygulamalarına teknik sorunlar ve anne hayatını tehdit eden nedenlerden dolayı ara verilmiştir. 1940 yılında diğer bir bölgesel anestezi yöntemi olan epidural kateter ile birlikte yeni ilaçların bulunması ve teknik donanımların gelişmesi ile bebek ve anne sağlığını güvenceye almıştır. 2000'li yıllarda epidural aralığa verilen lokal anestezik ilaçlara ilave olarak opioid ilaçların kullanılmaya başlanması ile modern ağrısız doğum kavramı ortaya çıkmıştır. Lokal anestezilere opioidlerin eklenmesi her geçen gün doğum sürecini daha konforlu hale getirmiş ve her iki yöntemi birleştiren kombine spinal-epidural tekniği uygulamaya konmuştur. İlacı gebenin kendisinin vermesine izin veren hasta kontrollü analjezi pratiği ile komplikasyonlar en aza indirilerek anne ve bebek güvenliği, anne memnuniyeti artırılmıştır. Günümüzde en yaygın kullanılan yöntem budur.

 

Ağrısız doğum, gebenin belinden özel bir iğne ile girilerek omuriliğe ulaşmadan önceki son aralığa yerleştirilen kateterden verilen anestezik madde ile belden aşağısında ağrı hissetmesinin engellenmesi suretiyle yapılan bir normal doğum yöntemidir.

 

Ağrısız doğum uygulamasının başarılı bir şekilde tamamlanması için doğum eyleminin evrelerinin, ağrının yayılımının iyi bilinmesi ve ağrının değerlendirilebilmesi gerekmektedir.

 

Doğum eylemi üç evrede gerçekleşir.

1) Açılma: İlk evrede rahim kasılmaları, rahim genişlemesi ve doğum kanalının açılması kaynaklı visseral ağrı oluşmaktadır. Uterus kasılmaları ile oluşan miyometriumdaki iskemi ve nosiseptif mediatörlerin salınımı ile bradikinin, potasyum ve seratonin artar, ağrı şiddetlenir. Devamında serviks dilatasyonu ile mekano reseptörler gerilir ve hypogastrik pleksus aracılığı ile omurilik arka kök T10-L1 arası sinir iletim yolları uyarılır ve ağrı daha da şiddetlenir.

 

2) Bebeğin çıkışı: Bu evrede bebeğin başının doğum kanalından aşağıya inmesi, dışarıya çıkarken kasık ve kalçadaki dokuları germesi kaynaklı ağrı oluşmaktadır. Yukarıdaki ağrı yollarına ilave olarak perine gerilmesi ile somatik sinirler aracılığıyla omurilik arka kök S1-S4 sinirler aracılığı ile ağrı iletilir. Bu yaygın ağrının kontrolü için kateter aracılığıyla sürekli doz değişimine ihtiyaç duyulmaktadır.

 

3) Plasentanın çıkışı: Son evrede ilaç dozları ayarlanıp anne tamamen ağrısız hale geldikten sonra genellikle 24. saatte kateter çekilmektedir.


Dragos-aktuel-2-2.png

 

Ağrısız doğum uygulamasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus uygulamanın hangi koşullarda ve kimler tarafından yapıldığıdır. Anestezi uzmanı tarafından gebenin ayrıntılı değerlendirmesi ve bilgilendirilmesi yapıldıktan sonra gebe, anestezi hekimi ve kadın doğum hekimi işlem için birlikte karar verir. Rahim kasılmaları düzenli hale geldikten sonra, rahim yaklaşık 3cm açıklığa ulaştığı dönemde epidural kateter yerleştirilebilir. Erken uygulama doğum eyleminin uzamasına, geç uygulama ise gebenin gereksiz ağrı çekmesine ve anestezistin uygulama sırasında zorlanmasına yol açar. Anne adayı işlem yapılacak salonda hayati fonksiyonlarının takibi amacıyla monitöre bağlanır, damar yolu açılarak sıvı uygulanır. Uygun pozisyon verildikten sonra uygulama yeri antiseptik sıvılarla mikropsuz hale getirilir ve steril şekilde örtülür. Girişim bölgesi ince bir iğne ile uyuşturulduktan sonra özel iğne aracılığı ile kateter denilen ince tüp yerleştirilir ve çıkmaması için vücuda flasterle sabitlenir. Kateter içinden verilen ilaç sonrasında ayaklarda ısınma, karıncalanma, uyuşukluk hissi başlar ve ardından ağrılar azalır. Doğum ilerledikçe ve ilacın etkisi azaldıkça ek doz yapılabilir veya kateterden hasta kontrollü analjezi uygulanabilir. İşlem bittikten sonra annenin ağrı kontrolü yapılıp 24 saat içerisinde kateter çekilir.


Dragos-Aktuel-3-1.png

​ 

Kateterin takılması, ilaçların verilmesi ve doğum süresince yakın izlem yapılması anne ve bebek güvenliği için çok önemlidir. Ağrısız doğum uygulamalarının gebe ve bebek sağlığının güvende olması için, doğru ve deneyimli bir ekip tarafından multidisipliner olarak uygulanması gerekmektedir.

 

Ağrısız doğum uygulaması, doğum ağrısını hafiflettiğinden gebenin doğuma aktif olarak katılabilmesini sağlar, doğum sürecini kısaltarak annenin konforunu artırır. Normal doğumdan sezeryana geçildiği acil durumlarda  kateterden verilen ilaç dozu ve yoğunluğu artırılarak genel anesteziye gerek kalmadan doğum gerçekleştirilebilir.

 

Uygulamanın deneyimli bir anestezi uzmanı tarafından yapılmasına rağmen baş dönmesi, tansiyon düşmesi, bulantı, kaşıntı, idrar yapamama gibi bazı istenmeyen ama tedavi edilebilen yan etkiler ile karşılaşılabilir. Nadiren doğum sürecinin uzamasına sebep olabilir.

Kliniğimize başvuran gebeler en çok bacaklarda güçsüzlük ve baş ağrısı gelişme riski, kateterin takılı kaldığı süre ile ilgili endişeler taşımaktadır. Bacaklarda güçsüzlük gelişme riski kateterin yerine, uygulanan ilaç dozuna bağlı olarak gelişebilen ve tedavi edilebilen bir yan etkidir. Baş ağrısı ise kullanılan malzemeye bağlı olmakla beraber dura delinmediği taktirde oldukça seyrek görülmektedir (%1.6).

 

Ağrısız doğum kan sulandırıcı kullanan, kanamaya yatkınlığı olan, işlem yapılacak bölgede enfeksiyonu olan ve işlem için onayı olmayan gebelere uygulanmaz.

 

Algoloji ekibi olarak, vajinal doğum sürecinin sezaryen doğum sürecine geçişini en aza indirerek, normal doğum süreçlerinin en rahat şekilde tamamlanması için en uygun şartları oluşturmaktayız.+

 

Dergimizin tamamını incelemek için, link https://bezmialem.edu.tr/aktuel/aktuel-24/files/assets/basic-html/page1.html tıklayınız. ​

19 KAS 2019

Türkiye’nin İlk Parkinson Okulu Açıldı

Haberin detaylarını okumak için tıklayınız.

Detay
15 KAS 2019

Tıbbi Direktörümüz Prof. Dr. Sedat Ziyade Akciğer Kanseri Hakkında Önemli Bilgiler Paylaştı

Haberin detaylarını okumak için tıklayınız.

Detay