Oturum Aç

 Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

Göğüs Hastalıkları Doktor Listesi için tıklayınız.

​ 

HİZMETLER


Göğüs Hastalıkları Kliniğimizde ve Kliniğimizle ilgili Verilen Hizmetler
Akciğer hastalıklarının teşhis ve tedavisi
Alerji testleri
Solunum fonksiyon testi
Uyku laboratuvarı (polisomnografi)
Uyku polikliniği
Uyku hastalıkları konseyi
Bronkoskopi 
EBUS (Ultrasonlu Bronkoskopi)
Onkoloji Konseyi
DLCO (Karbon monoksit difüzyon testi)
Body Pletismografi (Akciğer Hacim Ölçümleri)
Kardiyopulmoner Egzersiz Testleri
Pulmoner rehabilitasyon-solunum fizyoterapisi
Solunum Yetmezliği-NIMV Tedavisi
Akciğer grafileri
Tomografik Görüntülemeler
PET (Tüm Vücut Kanser Taraması)
Astım ve alerjik hastalıklar
KOAH
Akciğer Kanseri
Bronşit, pnömoni (zatürre), 
Tüberküloz
Sarkoidoz ve diğer interstisyel akciğer hastalıkları
Pnömotoraks
Pulmoner Emboli
Bronşiektazi
Pulmoner Hipertansiyon
Akciğer Nodülleri
Mesleksel Akciğer Hastalıkları
Plevra (akciğer zarı) Hastalıkları

 
ASTIM - ALERJİ

Astım tanısında hastanın şikayetleri ile ilgili anlattığı öykü (anamnez) çok önemlidir. Hastalar, şikayetlerini ataklar halinde seyreden ve özellikle geceleri şiddetlenen hırıltılı solunum, nefes darlığı, öksürük, göğüste sıkışma hissi ile tarif eder. Grip ya da üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası ortaya çıkan öksürüğün üç haftadan uzun sürmesinden ya da her geçirdikleri gribal enfeksiyonun göğse inmesinden yakınabilirler. Bazen hastalık, sadece inatçı öksürükle dahi seyredebilir. Astım semptomlarının özelliği, tekrarlayıcı olmasıdır. Bazı etkenler hastalığı şiddetlendirebilir. Alerjenler, tahriş edici gazlar, egzersiz, virüsler, enfeksiyonlar, ilaçlar ve stres hastalığı arttıran etkenlere örnek gösterebilir. Tanı ve değerlendirmede hastaların fizik muayene, akciğer grafisi, solunum fonksiyon testi ölçümleri gerektiğinde alerji testleri yapılır. Türkiye'de ve dünyada giderek artan astım dünyada yaklaşık 300 milyon kişide görülmektedir. Astım, düzenli tedaviyle kontrol altında tutulabilmektedir. Astım hastalarının düzenli kontrollerle göğüs hastalıkları hekimince takibi gerekmektedir. 


Alerjik hastalar için şikayetlerin başlangıcı, arttıran faktörler, mevsimsel ilişkisi ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir. Ev ortamı, işyeri, meslek sorgulaması, alışkanlıklar, evcil hayvan besleme öyküsü doğru teşhis ve tedavi seçenekleri için sorgulanmalıdır. Bu grup hastaların tanısında alerji deri testi kullanılarak alerjen madde tespit edilmeye çalışılmaktadır. 


Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs hastalıkları Anabilim dalı Astım-Alerji hastalıklarının teşhisi ve tedavisi için, solunum fonksiyon laboratuvarı, alerji testleri ve akciğer sağlığı için tam donanımlı bir merkez olarak poliklinik ve yataklı kliniklerinde hizmet vermektedir.
 
 
 
BRONKOSKOPİ

Bronkoskopi ucunda kamera olan ince ve bükülebilir bir cihaz olan bronkoskop ile ağız yada burundan girilerek hava yollarının doğrudan olarak görülerek incelendiği, patolojik örneklerin alındığı endoskopik bir inceleme yöntemidir. Tanısal ve tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Lokal anestezi, bilinçli sedasyon altında fleksibl bronkoskopi cihazı ile işlem ünitemizde gerçekleştirilmektedir. Hekim tarafından uygun görülmesi halinde lokal anestezi yerine, ameliyathanede genel anestezi altında da yapılabilmektedir. Bronkoskopi hava yolu hastalıklarının tanısında, akciğer kanserinde biyopsi amaçlı, pnömoni-tüberküloz teşhisinde, tedavi amaçlı olarak yabancı cisim çıkartılması, endobronşiyal özel tedaviler için de kullanılır. Ayrıca EBUS (endobronşiyal ultrasonografi) adı verilen göğüs kafesinde bronşların komşuluğunda yer alan lenf bezleri ve kitlelerden ultrason eşliğinde iğne ile örnekleme yapılan işlem de hastanemizde yapılabilmektedir. Bronkoskopi işlemi öncesi 8 saat herhangi bir şey yiyip içilmemelidir. Kronik hastalıklarınızdan dolayı kullanmak zorunda olduğunuz (aspirin, kumadin gibi kan sulandırıcılar, tansiyon, kalp, şeker hastalığı ile ilgili ilaçlar var ise doktorunuza bildirilmelidir. Hastaneye gelirken size yardımcı olabilecek bir yakınınızın, tetkik sonuçlarınızın ve filmlerinizin yanınızda olması gerekmektedir. İşlem sonrası genellikle hekim uygun görürse aynı gün taburcu edilmektedir.

GRİP


NASIL BULAŞIYOR?


Solunum yolu ile bulaşıyor. Özellikle yakın temas, öksürmek ve hapşırmak suretiyle insandan insana geçiyor. Kuluçka süresi ise 1-3 gündür.

BELİRTİLERİ NELER?


Ani başlayan ateş, kuru öksürük, boğaz ağrısı, burun tıkanması ya da akması, baş ağrısı, gözlerde sulanma, kas ağrısı ve halsizlik bulguları olabilir. Bazı vakalarda hiçbir belirti görülmezken bazıları ölümle sonuçlanabilmektedir.

NASIL TANI KONUYOR?


İnfluenzanın kesin tanısı, hastalığın ilk üç günü içinde, ateşli dönemde alınan boğaz-burun kültüründen virüs izolasyonu ile olur.

KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?


Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınılmalıdır.
Sabun ve su ile eller sık sık yıkanmalıdır.
Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas edilmemelidir.
Yüzeyler sık sık temizlenmelidir.


AŞI OLMAK NE KADAR ETKİLİ?


İnfluenzaya karşı inaktive virüs aşısı geliştirilmiştir. Aşı hastalığın ağır geçmesini ve komplikasyonlarını önler. Aşı bir sezon önce dolaşan virüsler temel alınarak hazırlanır. Aşının etkinliği virüsün antijenik yapısını hızlı değiştirmesi nedeniyle ancak %70-90 düzeyindedir.

KİMLER AŞI OLMALI?


65 yaşın üzerindekiler,
Yaşlı bakım evinde kalanlar,
Astımlı çocuklar, kronik kardiopulmoner hastalığı olanlar,
Diyabet, renal bozukluk ya da immun yetmezliği olanlar,
Uzun süreli aspirin tedavisi alanlar (Reye Sendromu olasılığı),
İnfluenza sezonunda gebeliğinin ikinci ya da üçüncü trimesterinde olacak kadınlar,
Grip virüsünü riskli gruplara taşıyabilecek kişiler: sağlık çalışanları, yaşlı bakım evlerinde çalışanlar, ev ziyareti yapanlar, grip açısından riskli kişinin ev halkı, HIV ile enfekte kişiler mutlaka aşı olmalıdır.


İLAÇ TEDAVİSİ NE KADAR ETKİN?


İnfluenza A'nın tedavisinde özellikle antiviral ilaçlar etkilidir. İlaçların 36-48 saat içinde başlandığında semptom süresini kısalttıkları ve komplikasyonları azalttıkları saptanmıştır.
 
UYKU LABORATUVARI
Uyku Laboratuvarı (POLİSOMNOGRAFİ)

Uyku bozukluklarının araştırıldığı bir merkez olarak hastaların tedavisinde hizmet veren uyku laboratuvarı Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Bölümünde gerekli donanımı ve ekibi ile bölgesinde önemli bir konumdadır. Uyku apnesi, uykuda solunumun durması olarak bilinen son dönemde artan farkındalıkla birlikte önem kazanan klinik bir problemdir. Uykuda horlama, nefes kesilmesi, gündüz uykululuk hali sık görülen belirtilerdir ve kilo artışı, hipertansiyon, kalp hastalıkları gibi problemlere eşlik eden bir durumdur. Tedavisi yapılmayan kişilerde ek hastalıklar, depresyon, aile içi huzursuzluklar, mesleki başarısızlık, gündüz uyuklamaları, araç kullanırken uyuyakalarak ölümle sonuçlanan ciddi trafik kazaları görülebilmektedir. Bu hastaların tanısında Polisomnografi tetkiki yapılmaktadır. Hastanemiz uyku laboratuvarında bir gece boyunca hasta yatırılarak, uyku evreleri, solunum eforu, nefes durmaları, horlama, EKG, EEG, uykuda kas hareketleri, oksijen düzeyleri kayıtları yapılır. Teknisyenler gözetiminde hastaların polisomnografi kayıtlarını yapılmaktadırlar. Uyku Apnesi saptanan hastalara tedavileri için CPAP, BİPAP (uykuda solunum cihazı) raporları düzenlenmekte takipleri yapılmaktadır.
 
UYKU APNE SENDROMU NELERE SEBEP OLUR?


Araba kullanırken veya dikkat gerektiren iş yaparken uyuklama sonucunda trafik ve iş kazaları
Unutkanlık, dikkat eksikliği
Yüksek tansiyon, 
Kalp krizi,
Kalp ritm bozukluğu,
Beyin damarında tıkanıklık sonucu felç,
Şeker hastalığı kontrolünün zorlaşması,
Cinsel performansta azalma,
Yaşam kalitesinde azalma,
Ölüm oranlarında artış,
UYKU APNE SENDROMUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Horlama
Uykuda nefesin durması
Uykuda boğulur gibi olmak
Nefes darlığı hissiyle uyanmak
Dinlendirici olmayan uyku
Sabahları ağız kuruluğu, boğazda rahatsızlık hissetmek
Gece sık tuvalete gitmek
Gece terlemek
Gün içinde uyku ihtiyacı olması
Sürekli yorgun hissetmek
Konsantrasyon güçlüğü çekmek
Korkutucu, garip rüyalar görmek
Gece göğüs ağrısı hissetmek
Gece reflü şikayetlerinde artma olması
  
 
SOLUNUM FONKSİYON LABORATUVARI
Solunum Fonksiyon Laboratuvarı

Solunum fonksiyon testleri; solunum sisteminin fizyolojik olarak değerlendirilmesini sağlamaktadır. Solunum sistemi hastalıklarından tanısının konulması, nefes darlığının nedeninin belirlenmesinde, uygulanan tedaviye yanıtın takibinde, İleri KOAH-amfizem hastalarında bazı hacim küçültücü işlemlerin yapılmasına karar verilmesinde (vücut pletismografisi), preoperatif değerlendirmelerde, maluliyet kararlarının verilmesinde, idiyopatik pulmoner fibrozis hastalarına bazı ilaçların verilmesine karar verilmesinde (difüzyon testi) solunum fonksiyon testlerinden elde edilen veriler kullanılmaktadır.
Solunum laboratuarımızda yapılan testler;
Spirometri (solunum fonksiyon testi),
Solunumsal alerji testi (deri prick testi),
Vücut pletismografı ile ölçülen akciğer volümleri,
DLCO (Karbon monoksit difüzyon testi),
Reversibilite testi,
Kardiyopulmoner egzersiz testi,
Egzersiz kapasitesini değerlendirmeye yönelik olarak 6 dakika yürüme testi


 
ONKOLOJİ KONSEYİ​
Akciğer Kanseri Tanı-Tedavisi Onkoloji Konseyi

Akciğer kanseri günümüzde kanserden ölümlerin birinci sırasında yer alan, sigara içilmesiyle çok yakından ilişkili bir hastalıktır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Göğüs hastalıkları bölümünde; akciğer kanseri tanısı için görüntüleme teknikleri (Tomografi, PET) girişimsel teknikleri (Bronkoskopi) kullanılarak hastalığın patolojik tanısı, evrelemesi yapılması sonrasında bu hastaların tedavileri ve takipleri de sürdürülmektedir. Akciğer Kanseri ile ilgili tüm branşlardan (göğüs hastalıkları, onkoloji, göğüs cerrahisi, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, patoloji) öğretim görevlilerinin katılımıyla haftalık düzenli olarak yapılan multidisipliner onkoloji konseylerinde hastaların tedavileri tüm yönleriyle değerlendirilmektedir. Üniversite hastanemizde akciğer kanseri hastalarının tanısı ve cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, beyin metastazlarında Gama knife gibi onkolojik tedavileri yapılabilmektedir.